Serdar Salepcioğlu Hakkında

Fotoğrafım
İstanbul, Turkey
Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği’nden mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans yapan Salepcioğlu, 2000 yılında Superonline bünyesine katıldı. 2004’e kadar çalıştığı bu kurumda, Müşteri Temsilcisi, Kurumsal Müşteriler Sorumlusu, Kurumsal Satış Müdürü gibi görevlerde bulundu. Kuruluş sürecinde Tellcom’da Strateji ve İş Geliştirme Müdürü olarak çalıştı. 2 şirketin birleşip Turkcell Superonline adını alması öncesinde Superonline’a geçerek Kurumsal Satış Direktörü olarak hizmet verdi. Salepcioğlu, Meteksan Sistem İstanbul bölgesinde Satış Direktörü olarak görev yaptı. 2008 yılı sonunda kuruluş aşamasında katıldığı Altus Bilişim’de Satış Direktörü olarak görev alan Salepcioğlu, Ekim 2009- Ekim 2011 döneminde Deutsche Telekom’un Türkiye’de ki şirketi T-Systems’de Satış’tan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulundu. Salepcioğlu, Ekim 2011 itibariyle Altus Bilişim’de Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev almıştır. Evli ve bir çocuk babası olan Serdar Salepcioğlu’nun Crea Yayınları' nca basılan “Dikkat Satıcı Giremez” adlı kitabı Ekim 2010'da kitapevi raflarındaki yerini almış; 2011 yılı içerisinde kitap 3. baskısını yapmıştır.

27 Ocak 2012 Cuma

Moneyball

Moneyball, Brad Pitt' in kendisine Oscar adaylığı getiren son filmi.

Film gerçek bir hikaye üzerine kurulu; Brad Pitt Oakland Athletics beysbol takımının genel menajeri Billy Beane'i canlandırıyor.

Film daha seyretmeden filme kaynak teşkil eden kitabın sloganıyla ilgimi çekmişti;

"The art of winning an unfair game- adil olmayan bir oyunu kazanma sanatı".

Yazılarımı takip edenler veya beni bir yerde dinlemiş olanlar bilirler;

Hayatın adil olduğuna inanmam.

Adil olsa bende Brad Pitt gibi yakışıklı veya Einstein gibi zeki veya  Micheal Jordan gibi yetenekli doğardım ama kendim gibi doğdum.

Bununla birlikte ücra bir bölgede, imkansızlıklar içinde de doğabilirdim. Böyle olsa benim zeka ve yeteneklerimdeki biri öyle  bir ortamdan büyük ihtimalle sıyrılamazdı  ama ortalamanın üstünde şartlar sağlayan bir ortamda doğdum.

Yani kaderin en iyi senaryosuna değilse de iyi bir senaryosuna doğmuşum.

Hayatın adil olmadığına inandığım için de benden "ama bu hiç adil değil" şeklinde veya bu ana fikre sahip  bir hayıflanma duyamazsınız; bu tarz benden oldukça uzak.

Neyse, filmde beni etkileyen esas nokta başka;

Oakland Athletics beysbol takımı en iyi 3 oyuncusunu kaybetmiştir.

Gidenlerin yerini doldurabilecek oyuncuları alabilecekleri paraları yoktur.

Bu koşullarda takımın teknik heyeti genç yetenekleri alıp yetiştirme eğilimindedir.

Bu klasik yöntemdir ve takım en yetenekli gençleri cezbedecek şartlara da sahip olmadığı genel menajer Billy Beane aşağıda linkini paylaştığım "trailer" bir kısmını görebileceğiniz etkili konuşmayı yapar;


Özetle der ki;

"Zengin ve fakir takımlar vardır ve bunların çok altında da biz varız.

Zengin takım (Yankees) mantığıyla hareket edersek kaybederiz. Farklı düşünmek zorundayız."

Ve ekibindeki ciddi dirence rağmen hiç denenmemiş bir yaklaşım geliştirir, uygulatır ve çok küçük bütçeli takımını finale taşır...

Gerek kitabımda gerekse blogumda aşağıdaki iddiama çokça rast geldiniz;

başkalarının ayak izini izleyerek kalabalıklardan sıyrılamazsınız.

Filme veya kitaba konu olacak bir başarım yok ancak kendi küçük dünyamda bazı büyük adımlar var.

Bu adımların hiçbiri mevcudu devam ettirerek atılmadı.

Hiçbiri en güvenli seçenek değildi.

Hepsinde etrafımda "Fırsat Katilleri*" vardı.

Billy Beane' nin öyküsü benim gibi düşünenlerin inanç sistemine doping etkisi yapacak bir eser farklı düşünenler içinse yalnızca bir beysbol filmi...


*: Fırsat Katilleri, sayfa 47, Dikkat Satıcı Giremez, Crea Yayıncılık

0 yorum: